bir kölenin günlüğü

Efendisinin Fahişesi Oldum

Efendinin Fahişesi

Dün gece o kadar istememe rağmen ve Efendime yazacağımı söylememe rağmen, köle günlüğüme yazamadım.
Bu yüzden gün boyu kendimi çok suçlu hissettim, yazamayacağıma dair haber verdim, fakat bu konu ile ilgili tek kelime bile etmedi Efendim. köle günlüğüme yazmadığım için bana kızgın mı acaba? Yoksa bu durum onu yine sinirlendirmiş olabilir mi?

‘Aşeyra, çok düşünme!!! Görevlerini yerine getir!! Hadi kızım hadi!!! Elimde bir kırbaç olsa kesin kıçına kıçına vuruyordum şuan :)’

Off ya, bu halime gıcık oluyorum. Önce sorun olmaz diyorum, sonra kafa yoruyorum, ardından korkuyorum. Ne kadar salakça!
Göt korkusu bu olsa gerek 🙂

Aslında çok daha önceden rüya gibi geçen gece/miz hakkında günlüğüme yazmayı düşünüyordum. Fakat sürekli bazı planda olmayan işler girdi araya ve bir türlü paylaşamadım. Yaşadığım geceyi ömrümde hiç unutamayacağım için, her saniyesi aklımda. Her saniyesinde mutluluğu hissettim. Her saniyesinde huzuru hissettim. Her saniyesinde Efendimi yanımda hissettim.

20 Şubat gecesi Efendim Fanetiradyo’da by_kole’nin yerine yayına girdi. Bir kaç yapılan program
ayarlarından sonra Efendimin sesini kulaklığımdan dinledim 🙂 Çok heyecanlanmıştım!
Aslında kısa yayın olacaktı, bu yüzden hemen geceliğimi giydim, telefonumu ve kulaklığımı kaptığım gibi, doğru yatağıma girdim. Hava çok soğuk olduğundan baya üşümüş olmalıyım ki, yorganın altına sokuldum ve Efendimi dinlemeye başladım. Açıkçası aklımda Efendim’in sesiyle birlikte uykulara dalmaktı… çünkü çok yorgundum, saat epeyce ilerlemişti.
O kadar güzel bir yayın oldu ki, bırakın uykuya dalmayı, gözümü dahi kırpmayı korktum uyuyup kalırım diye.

Gece yarısı karanlık odamı aydınlatan canım Efendim ! 🙂 ne güzelde konuşuyordu, ne güzel bir tonlaması vardı, büyük bir hayranlıkla dinliyorum.
Saatler ilerliyor, ilerledikçe daha da keyif vermeye başlıyor. Efendimin sesini duymak, onun felsefesine kulak vermek, artı seçtiği şarkıları dinlemek. İnanılmaz güzeldi.
Efendim yayında Aşeyra kölesine tatlı tatlı iltifatlar ediyor, efkarlanıyor, efkarlandıkça hazırlamış olduğu viski kadehini şerefimize kaldırıyor 🙂
Sanki yanındaymışım gibi, onu uzaktan seyrediyormuşum gibi.

Bir keresinde şarkı arasında, dalmış olmalıyım ki, rüya alemi ve gerçek alemin arasında dolaşmaya başladım. Gözlerim fark etmeden kapanmış…

Efendimin bulunduğu odadayım, döner sandalyesinde masa başında sırtı dönük oturuyor. Üzerimde askılı açık kırmızı geceliğim var. Etek kısmı biraz fazlaca kısa olduğu için, parmak uçlarımla sürekli çekiştirmeye çalışıyorum. Çıplak ayaklarımla kapı eşiğinde bekliyorum. Kalbim yerinden çıkacakmış gibi atıyor. Tam olarak ne yapacağımı bilemediğim için olduğum yerde soğuk parkenin üzerinde bekledim. Efendim bir şeyler mırıldanıyor, tam ne dediğini anlayamıyorum.
Bir anda sağ eli masanın sağ tarafında duran kadehine uzanıyor. Tam yudumlarken, arkaya doğru yaslanıp sandalyesi ile birlikte kapıya doğru dönüyor. Efendimle göz göze geliyoruz. Göz göze geldiğimizde, kendimi suç işlemiş ufak kız çocuğu gibi hissetim. Kapı eşiğinde sap gibi dikili duran ve küçüldükçe küçülen bir kız çocuğu. O anki atmosferden olsa gerek, başımı ister istemez öne eğdim. Soğuk parkenin üzerinde duran kırmızı ojeli ayak parmaklarımı görüyorum.

Masaya konulmuş boş kadeh sesi eşliğinde ‘Aşeyra! Sen mi geldin ?’.

Efendimin sesiyle ismimi duyabilmek ne kadar güzeldi böyle, heyecandan yutkunamıyorum, kelimeler çıkmıyor dudaklarımdan.
Başımı sallayıp ‘Evet, Efendim’ diyebildim sadece.
‘Gel yanıma. Bende seni bekliyordum, güzel kölem.’
Başımı kaldırmadan, sakin adımlarla ilerliyorum. Az önce ayak tabanlarımın altında soğuk parke her attığım adımlarımla ısınmaya başlıyor. Sanki ateşin üzerinde yürüyorum, titreyen dizlerimi hissediyorum. Bedenim titriyor…
Ne kadar heyecanlı ve ürkek olduğumun farkında mı ki? Ne hissettiğimi biliyor mu acaba?

Elinle dizini gösterip ve samimi alışkın olduğum bir ses tonu ile ‘otur Aşeyra!’.
Nedenini bilmiyorum fakat ne kadar çok istesem de yüzüne bakamıyorum Efendimin. Söylediklerini harfiyen, tereddüt etmeden yapıyorum. Efendimin dizlerine kısacık geceliğimle oturuyorum.

‘Hoş geldin dünyama Aşeyra! Sonunda gelebildin!’
Bu cümleyi derken Efendim beni bir kolunla belimden kavrayıp kendine doğru çekiyor, diğer elinle başımı usulca tutup omuzuna koyuyor. Bana yabancı olmayan anason kokusu geliyor burnuma… Efendimin sıcaklığını tüm bedenimde hissediyorum. Kapatıyorum gözlerimi.
Kısa süre bu anın keyfini çıkarıyorum.

Cesaretimi toplayıp, başımı hafif kaldırıp Efendimin boğazına doğru sokuluyorum. Ne kadarda güvende hissediyorum kendimi. Efendimin büyüleyici kokusu ve onunla birlikte anason kokusunu içime derin derin çekiyorum. Efendimin bu hareketlerime nasıl karşılık vereceğini bilmediğim için temkinli davranıyorum. ‘Fakat madem bu kadar Efendimin yakınındayım, daha fazlası olur muydu acaba?’ diye düşünürken, içimi bir sıcaklık kapladı.

Evet, Efendimi arzuluyorum! Hem de çok arzuluyorum. Az önceki çocuksu ruhum bir anda kayboluyor. Cesaretleniyorum. Efendime sarılıyorum, kedi gibi yılışıyorum, kadınlık ruhum şahlanıyor. Hafiften sürtünmeye başlıyorum.
Burnumun ucunu boğazında gezdiriyorum, dudaklarımı aralayıp yanan nefesimi hissettiriyorum Efendime. Onu ne kadar arzuladığımı bilsin istiyorum. O an belimde duran Efendimin kollarını, kalçalarımda hissediyorum. Sert ve sıcak elleri, geceliğimi sıyırmış, çıplak kalçalarımda gezmeye başlıyor.

Uzaktan tanıdık bir şarkı geliyor kulaklarıma ‘Sarah Connor – Wie schön du bist’.

Efendimin elleri, çıplak tenimde olması ve şarkının vermiş olduğu cesaretiyle bir adım daha atıyorum.
Gözlerimi açmadan Efendimin boğazından öpüyorum, ufak öpücüklerle yanaklarına doğru ilerliyorum. Sarmaş dolaş, Efendimi baştan çıkarmaya çalışıyorum. Efendim kalçalarımı sertçe okşuyor, yüzünü saçlarıma gömüyor….
Nefesini ensemde hissediyorum. Çok sıcak!

Kısacık ve açık geceliğimle, bu pozisyonda kendimi orosbu gibi hissetmeme yetti. Efendisinin fahişesi oldum bir anda.

Nefesim hızlanıyor, daha fazlasını istiyorum. Efendim beni arzulaması için her şey yapacak durumdayım artık, gözlerim kararmıştı sanki. Kadınlığımı kullanıp Efendimi baştan çıkarmaya uğraşacaktı. Hafif hırçınlaşmaya başladım, ellerimi Efendimin göğsünde ve ensesinde gezdiriyorum. Efendimin kucağında kıvranmaya başlıyorum, kıvrandıkça amcığımın sulandığını fark ediyorum.

Efendimin yanağından dudaklarına doğru gitmeye başladım artık.
Ne oluyor bana böyle, nereden alıyorum bu cesareti? Çok istiyorum, Efendim bedenime sahip olsun istiyorum. Biliyorum, dudaklarından öpmeme izin vermeyecek, fakat ne pahasına olursa olsun bunu deneyeceğim. Belki ardından ağır bir ceza gelecek, gelirse gelsin.
O dudakları, dudaklarımda hissetmeliyim. Canım Efendimin tadını, dudaklarımdan tatmalıyım.

Efendimin dudaklarının kenarındayım…. Alaycı bir gülüş beni aniden durdurdu!
‘Aşeyra, sen ne yaptığının farkında mısın ?’
Akşam yemeği öncesi, dolaptan gizlice çikolata çalarken yakalanan yaramaz bir kız çocuğu gibi hissetim kendimi. Yanaklarımın kızardığını hissediyorum. Bakışlarım bir anda yere odaklandığını fark ediyorum.

‘Özür dilerim Efendim, bağışlayın beni yalvarırım’ o an içimdeki fahişe uçup gitti yerine ürkek yaramaz kız çocuğu geldi. Yasak olan hareketlerinden ötürü utanan ve kızaran, Efendisi kucağında iyice küçülen, ufacık aptal bir kız çocuğu.
‘Ah Aşeyra, Aşeyra, Aşeyra, Aşeyra… isminin anlamını bile bilmeyen güzel kölem!’

Kulaklığımdan ismimi arka arkaya Efendimin ağzından duyunca gözlerimi bir anda açtım. Şaşkın şaşkın etrafıma bakındım, kendime gülmeye başladım.
‘Ne yaptın sen öyle salak’ deyip, kendi kendime gülümsedim. O kadar çok utanmıştım ki, bu güzel rüyamdan, yorganın içine sokuldum, sanki birileri ne yaptığımı görmüş gibi.

Efendimin güzel yayınını dinlemeye devam ettim. Yayın 7 saat kadar sürdü 🙂 O gece hiç uyumadan, güne başladım. Efendimin sesi sürekli kulağımda…
Bu güzel yayın hakkında zaman zaman daha çok yazacağımı düşünüyorum. Bugüne kadar yaşadığım, hayatımın en değerli ve en özel parçası 🙂 Asla unutmayacağım. Ne olursa olsun!

Bana bunları yaşattığınız için sonsuza dek teşekkür ederim canım Efendim… ufak yaramazlıklarımı da mazur görün lütfen 🙂

Aşeyra

Aşeyra

Siz daima benim ışığım ve yol gösterenim olacaksınız. Siz var olduğunuz sürece Aşeyra Aysu Asel köleniz hergün yeniden doğacak. İyi ki varsınız canım Efendim.
Aşeyra

Aşeyra'nın Yeni Yazıları (Hepsini Göster)

2 Responses to Efendisinin Fahişesi Oldum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni Yorum
hilalsu: ŞUAN NERDE NE YAPTIĞINI ÇOK...
Aşeyra: Thanks a lot Janelle :)...
Janelle: Well I saw your falaka video a...
MasterDaPain: Yeni bir doğuş, yeni adımla...
Owk Simon: Merhaba Aşeyra hanım..İçin...
Aşeyra: Yorumunuz için teşekkür ede...
Aşeyra: Öncelikle Halit bey yorumunuz...
Aşeyra: Asya hanım desteklerinizden ...
Aşeyra: Bana tutkuyu da aşkı da Efen...
Aşeyra: Yorumunuz için teşekkür ede...