bir kölenin günlüğü

Hiçbir şey görüldüğü gibi değil

Bakış Açısı

Bu anı çok beklemiştim, size bir an önce yazmak için sabırsızlıkla bu anı bekledim. Bir an önce içimdekileri atmak istedim. Fakat 10dk oldu düşünüyorum ki nereden başlamalıyım 🙂 Bugün çok şeyler oldu, duygular, hisler, algılar, fikirler daha neler neler….

Öncelikle yeni hesabım hakkında güzel düşüncelerimi paylaşmak istiyorum. Efendimin bana vermiş olduğu köle ismimle bugün yeni hesap açtım. Çok mutluyum Aşeyra Aysu Asel adı altında Efendime hizmet edeceğim artık. Tüm iletişimiz bu isim altında gerçekleşecek.

Bugün duygularımı bir masal ile anlatmak istiyorum. Efendimle akşam eve girmeden önce uzunca konuştuktan sonra eve girdim ve karmaşık duygularla önce bir sigara içtim. Karşımda duran beyaz duvara gözümü kırpmadan baktığımı hatırlıyorum. Ruhumun sesini dinlemeye ihtiyacım vardı belki de. O an 11-12 yaşlarındayken bir anı geldi aklıma.

Benim bir zamanlar bir oyuncak fotoğraf makinesi vardı. İçine baktığında resim görünüyor, üstünde bulunan düğmesine bastığımda o resim değişiyordu. Bir gün yatağımda uzanmıştım, oyuncak makineyi aldım elime tek gözümü kırparak, makinenin içine daldım. Ufacık makinenin içindeki resim o kadar büyüdü ki, gözümün önünde sinemadaymışım gibi hissettim kendimi.

İlk fotoğraf ormanda gezen bir kız çocuğu, neşeli mutlu, elinde sepet var.
İkinci fotoğraf bir kulübenin içinde yatağın içinde yatan bir kurt, gözlerini kıza dikmiş, kız ise şaşkın bakışlarla.
Üçüncü fotoğraf az önce yatakta yatan kurt bu kez dışarda yerde yatıyor, karnı açılmış, basında bir avcı ellerinde kocaman taşlar, bir mutlu nine ve yine sevinçli kız çocuğu.
Dördüncü fotoğraf kuyunun içinde, karnı kocaman olmuş bir kurt. Kurt ölü!

Sürekli hızlı hızlı hiç durmadan fotoğrafları değiştiriyorum, tuşa basıp, film şeridi gibi hızlıca kayıyor fotoğraflar. Sonra bir anda ikinci fotoğrafta durdum.

Kurt yatakta hasta yatıyor, kız şaşkın bakıyor. Sonra yatakta yatan kurt yerde yatıyor, avcı hasta kurdu avlamış karnını yarmış, bir sonraki fotoğraf da acımasız avcı hasta kurdu kuyunun içine atıyor ve herkes mutlu ve sonraki fotoğraf da kız mutlu ormanda geziyor.

Bir fotoğraf farkı ile hikaye tamamen değişti. Kurt kötüyken, bir anda avlanan, hasta kurt oldu. Avcı kahramanken, bir anda acımasız, kötü avcı oldu.

Hiçbir şey görüldüğü gibi değil, tam tersine her şey görmek istediğimiz gibi.

Bugünü film şeridi gibi aklımdan geçirdiğimde aynı duyguları hissediyorum.

Bugün ilk hatam Efendime kafa tutmak oldu. Geri adım atmamak için, klozet yalamayı göze alan salakça davranışlarda bulundum. Klozeti kim kendi isteğiyle yalar? Ne kadar aptal bir davranış. ‘Siz emredin, isteyin yeter ki Efendim’ böyle cümleler kullanan ben. Sırf laf ağızdan bir kere çıktı diye. Allahtan Efendim salakça davrandığımı bildi ki, bana bu cezayı vermedi ki, verse de yeriydi. Ben kim, Efendime kafa tutmak kim? Hala neden böyle bir şey yaptığıma bir anlam veremiyorum. Zaten son günlerde yaptığım şeylerin birçoğuna anlam veremiyorum. Mal gibi salakça hareketler, şapşal şapşal konuşmalarım. Benim neyime kafa tutmak. Çok kızıyorum kendime, inanılmaz sinirleniyorum aklıma geldikçe.

Bugün Efendim beni mental ve psikolojik çok zorladı. Çok karışık duygular içeresindeyim, karmakarışık hem de. Efendimin köle eğitimin zor olduğunu biliyordum, fakat bu kadarını beklemiyordum. Asla pişman değilim ve dayanacağımı biliyorum. Pes etmem, Efendim için asla pes etmem.

‘Her ne zaman bir ceza alacaksan ve orada merhamet gerekirse, merhamet için yalvar. Onursuz ve gurursuz bir şekilde yalvarışın bana layık ve uslu köle olduğunu ispatlamandan daha önemlidir.’ Efendimin bu cümlesini ilk okuduğumda anlamamıştım. Ne istiyordu benden? Verilen emirleri zor bulduğumda yapmak yerine, yapmamak için yalvarmak mı? Nasıl bir anlayış bu? Bugüne kadar bildiklerimden, okuduklarımdan bambaşka, apayrı bir olaydır. Çok başka, bildiklerime aykırı. İyi bir köle, Efendisine koşulsuz itaat etmek ve emirlerini ikiletmemek değil miydi?
‘…sen köleliğin için gururunu ile onurunu ayakların altına alıp, bana ne kadar hazır olduğunu icabında yalvarmanla gösterirsin’
Yalvarmamı istiyor Efendim. Her verilen emire hemen evet demekle olmuyormuş. Önce yalvaracak, sonra çekeceksem cezamı yine çekecektim. ‘Yalvarmak yapmamak anlamına gelmiyor.’ Buna alışmak zaman alacak biliyorum. ‘Onurlu, gururlu ol daima’ denildi hep çocukluğumdan beri, ‘asla boyun eğme karşında kim olursa olsun’. Bunlar öğretiliyor ufak çocuklara 🙂 Bunları bir anda beyinden silmek kolay değil.

Bu olaylardan sonra kafam iyice karışmış ve ağlayacak noktaya kadar gelmiştim. Efendim den bir soru geldi ‘pantolonun rengi ne?’ Maksadını anlamadan mavi kot dedim. Efendimden bu cevap geldi “Hayır kırmızı ve kumaş. Neden doğru rengi ve kumaşı göremiyorsun?” … bu da neydi şimdi ??? Kafam zaten karışık birde bu imtihana hiç bir anlam veremedim. Kısa düşünmeden sonra Efendimin benden ne istediğini anladım (iyi ki).

‘Salak ve aptal köleyim Efendim. Pantolonumun rengi kırmızı ve kumaş…’ dedim.

İşte dönüm noktası 🙂 Az önce ağlamaya yakın gözlerim gülmeye başladı. Umut ışığı gibi gördüm sanki bu imtihanı. Böyle olmalıydım. Çok fazla düşünmemeliydim. Efendime güvenip ruhumu özgür bırakmalıyım.

Bu karmaşık duygularla Efendimden görevim geldi. WCde çırılçıplak soyunup iki ayak tabanlarıma raptiyeyi batıracaktım. Bu görev hiçte hoşuma gitmemişti çünkü hazır olmadığımı hissetim, duygularım hislerim alt üst olmuştu.
Bu hislerle tabi ki de görevimi düzgün şekilde yerine getiremedim. Yine azar işitmeye hazırdım ki, ‘Bu sefer ceza vermeyeceğim ama bir daha olursa cezanı çekersin.’ Off yine böyle karmaşık şeyler. Artık yavaş yavaş düşünmeye pes ettim o an çünkü artık düşünecek kafa yoktu. Her cümlede bir mana aramaktan yoruldum. 12 saat ayakta çalışsam bu kadar yorulmazdım büyük bir ihtimalle.

Ve bir anda karşımda sert Efendi yoktu. Anlayışlı, halimden anlayan, merhametli, sabırlı bir Efendi vardı. Hal böyleyken 5dk sonra alaycı, dalga geçen, espri yapan bir Efendi oluyor. Sonra bir bakıyorum karşımda bir çocuk edasıyla şakalar yapan bir Efendi. Bir insan bu kadar mı değişebilir. Ne zaman nasıl davranacaktım, duygudan duyguya savrulan iyice şapşallaşmış, şaşkın biri oldum bu haller karşısında.
Artık Efendim iyice benimle dalga geçiyordu, psikolojimi resmen avuçların içine almış, oynuyordu.

Bu sıra sohbetimiz devam etti ve tabi ki de ben salak köle yine bir hata yaptım. Öyle bir soru sordum ki, kendisine güvenmediğimi düşündü. Zaten bu saçma soruda daha ne düşünebilirdi ki? Güveniyorum Efendime, hem de çok. Anal uygulamadan korkuyorum, hiç yaşamadım, deneyimim yok. Durum böyleyken birde Efendim sürekli çok acıyacak, çok canın yanacak dedi. İyice korktum ama güvenmediğimden değil. Ne bilim, işte salakça bir hareket daha. Harbi salağım 🙂 Azarı işittiğimde yine ağlayacak gibi oldum. Tüm bedenim titriyordu korkudan, Efendimi kırmaktan, hayal kırıklığına uğratmaktan. Hata üstüne hata yapıp bana karşı olan sabrını tüketmekten korkuyordum.

Ahh benim güzel Efendim 🙂 Bugün bana gerçekten de çok çektirdiniz. Çok yorgunum. Bedensel yorgunluk değil, mental yorgunluk. Saat şuan 2:10. Dün gecede 2:30da yattım, sabah 6:30da kalktım. Bu sabah 6da kalkacağım. Uykusuzluktan deli olmasam iyi 🙂

Gün boyu yaşadıklarımı hatırlarken birçok kes yine aynı duyguları yaşadım. Bu duygulara alışmam gerektiğini söylediniz telefonda. Birde doğru yolda olduğumu söylediniz, ne kadar mutlu ettiniz bilemezsiniz. ‘Zamanla bu duyguların kalıcı olmasını arzulayacak, fakat seni şaşırtmayacakta’ dediniz. Şuan bunu düşünemiyorum bile. Sürekli bu karmaşık duygular ile yaşamak, ağlarken gülmek gibi bir şey 🙂 Düşündüğümüzde nasıl olur, insan ağlarken gülemez ki der. Fakat mutluluk gözyaşları vardır. Hem ağlarız, hem de güleriz. Herhalde böyle bir şey olsa gerek, sizin demek istedikleriniz.

Başaracağım Efendim 🙂

Hep sizi düşünen yorgun köleniz Aşeyra

Aşeyra

Aşeyra

Siz daima benim ışığım ve yol gösterenim olacaksınız. Siz var olduğunuz sürece Aşeyra Aysu Asel köleniz hergün yeniden doğacak. İyi ki varsınız canım Efendim.
Aşeyra

Aşeyra'nın Yeni Yazıları (Hepsini Göster)

One Response to Hiçbir şey görüldüğü gibi değil

  • MasterDaPain

    Burada, belki de diğer yazılarda bile yaza bileceğim çok şeyler var. Ancak benimle ilgili sorularınız varsa, sorulara cevap vermeyi tercih ederim.
    Ben sadece bir ayrıntıda ek bilgi vermek istiyorum yoksa yanlış anlaşılmaya yol açar. Anal uygulama çok acıyacak diye bölümde ben bir eksiklik his ettim. Yoruma açık kaldı adeta. Kesinlikle anal bir uygulamayla istek dışı veya zarar verecek bir şeyi yapmak hedefim değildi. Zaten olamaz ve BDSM içinde olmamalıdır! Daha çok psikolojik bir etkiyle kölemin reaksiyonunu merak ettim. Onu adeta denetledim ki, kabuğundan çıkması temel hedefimdi. Karmaşıklıklar orada başladı ve iyi oldu. Bu yolda yürümek göründüğü kadar kolay değildir. Bakış açısı birçok şeyi anında değiştirir. Hangi gözle baktığınıza bağlıdır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni Yorum
hilalsu: ŞUAN NERDE NE YAPTIĞINI ÇOK...
Aşeyra: Thanks a lot Janelle :)...
Janelle: Well I saw your falaka video a...
MasterDaPain: Yeni bir doğuş, yeni adımla...
Owk Simon: Merhaba Aşeyra hanım..İçin...
Aşeyra: Yorumunuz için teşekkür ede...
Aşeyra: Öncelikle Halit bey yorumunuz...
Aşeyra: Asya hanım desteklerinizden ...
Aşeyra: Bana tutkuyu da aşkı da Efen...
Aşeyra: Yorumunuz için teşekkür ede...