bir kölenin günlüğü

Raptiye

Raptiye

Günaydın Efendim. Dün gece uyumadan önce size mailimi hazırlamıştım. Göndereceğim vakit malesef tarayıcı dondu gönderemedim. Size hazırladığım yazıda böylece kayboldu. Şuan işyerindeyim ve size telefon üzerinden yazıyı hazırlıyorum 🙂

Aklıma geldikçe tabanlarım acıyor 🙂 Fakat tatlı bir acı. Hissettiğim acı sizin eseriniz ve bu yüzden bana mutluluk veriyor. Sizi hatırlatıyor.

İlk günlük yazımda tabanlarıma uygulamayı yazmadığım için kızdınız biliyorum. Fakat o gün sizi çok üzdüğüm için aklıma getirmek istememiştim. Daha doğrusu yazmadığımın bile farkında değildim.

Cezamı çekecektim ve çekmeye de hazırdım. ‘Ufacık raptiye topuğuma ne gibi hasar verirdi ki? Zaten iğnelerden de korkan biri değilim’ düşünürken yanan topuğumu hissettim. Ufacık raptiye iğnesi bu kadar mı acır? Yumdum gözlerimi ve raptiyenin vermiş olduğu acıyı kontrol etmeye çalıştım. Raptiyenin artık tamamen üzerinde duruyorum. Yanma hissinin azaldığını hissettim. Fakat korkudan hareket edemiyorum. Şirket tuvaletinde çıplak ayaklarla bir tabanda raptiye öylece kala kaldım.

Bu uygulamanın resimlerini Efendime gururla gönderdim. Başaracağımdan emindim fakat bu kadar acıyacağını düşünmemiştim. Masamda Efendimle sohbet ederken sürekli topuğumda bir sızı vardı. Ve tuvalet kabininde yaptıklarımı gözümün önüne geldikçe topuğumdaki acı daha da çok sızlıyordu. Her şey beyinde biter diye bir söz vardır ya… ne kadar doğruymuş.

Onca hatalarımdan günün ilk aferini aldım ve içimin ruhumun rahatladığını hissettim. Efendim laf olsun diye asla aferin demez ki, illaki hakkettiğim içindir. Bu yüzden Efendimin aferinleri benim için çok değerli.

Günlük hayatımızda o kadar yalan dolan varken, herkes iltifatları laf olsun diye yaparken, Efendimin ağzından çıktığı her sözünü kuru bir sünger gibi içime çekmeye çalışıyorum. Çünkü biliyorum ki, öylesine söylenmemiş, laf olsun diye konuşulmamış. “Güzel kölem” dediğinde kendimi güzel hissediyorum çünkü o an beni öyle gördüğünü biliyorum 🙂

Bu sıralar ufak tefek hata yapmaktan bıktım diyebilirim. Efendimin sabrına hayranım ve sabırlı olduğunu da biliyorum, fakat bu kadar olduğunu düşünememiştim. Taş olsa çoktan orta yerinden çatlardı 😀 Gülüyorum şimdi fakat kendime gerçekten çok kızıyorum. O kadar teorik sahibi olan biriyim. Yıllarca BDSM’i araştırmış, bunu yaşayan insanlarla konuşan ben, Efendisinin karşısında saçma sapan hatalar yapıyor. Kızmamak elde değil.

Ve gelelim ikinci taban uygulamasına 🙂 Bu kes topuğuma değil, raptiyeyi hani ayak parmakların başladığı o hassas kısım, topuklu ayakkabıların içinde durduğumuz o bölgeye batıracaktım. Bunu duyduğumda bir derince nefes aldım ve tarifi tekrar tekrar okudum acaba topuk mu yazdı, ben mi yanlış gördüm diye. Keşke topuk yazsaydı. Topuklarda acıyor tabide fakat bu tarif edilen ayağın ön kısmının çok daha acıyacağından emindim. Tekrar derin nefes aldım ve “emredersiniz Efendim” dedim.

Malzemeleri hazırlamaya gittim. Raptiyeyi dezenfekte ettim. Ayakkabılarımı ve çoraplarımı çıkartım. Ayak parmak aralarını ve iğneyi batıracağım bölgeye bolca dezenfekte ettim. Ederken de soğuk soğuk terledim. Raptiyeyi ters bir şekilde koydum yere. Derin nefes aldım ve istenilen ayak bölgesini koydum raptiyenin üzerine. Bir anda yapmayı planlamıştım dünkü gibi… ama nerde dunun cesareti. Artık biliyorum ya nasıl acıdığını… topukta fena acıdı, bu bölge daha da acıyacağından emindim. Hafif bastırıyorum iğnenin ucu üst deriyi geçtiğini hissediyorum. Üst deri biliyorsunuz ki hafif kalındır, önemli olan bundan sonrasını başarmak.

İkilem arasında kala kaldım. Bir yanım diyor sok artık su lanet olasıca raptiyeyi ayağına diğer yanım diyor çok acıyacak, ayağının bu bolumu hassas.
Kendime saniyeler geçtikçe işkence yapıyorum farkındayım. Fakat o an cesareti bi yerden yakalamaya çalışıyorum.

Geri dönüşü yoktu artık. Efendim için yapmalıydım… ve sonunda dişlerimi sıkarak raptiyenin iğnesini sonuna kadar bastırdım. Üstelik o acı o sizi o adrenalin ile ayağımı sağa sola cevirdim bir kere. Herhalde bu sana ders olsun der gibi o an öyle içimden yapmak geldi düşünmedim bile…

Geçtiğimiz salı günü için benden kendime bir isim seçmemi istemiştiniz. Onca isimler aradım taradım uygun bir şey bulamadığımı da söylemiştim size ve bana isim bulmanızı rica etmiştim 🙂

Aşeyra Aysu Asel

Kulağa çok hoş geliyor. En önemlisi de, sizin bana bu ismi uygun görmeniz Efendim. kölenizi çok mutlu ettiğinizi bir kez daha söylemek isterim.
Aşeyra içinizden gelen bir isim söylediğinizde ve bana uygun gördüğünüz baş ismim olduğunu söylediğinizde, kendimi bir an sizin gözünüzde çok önemli hissetim.
‘Aşeyra ismin kölelik varlığına anlam ve sekil vereceksin’ demiştiniz… köle ismimi layıkıyla taşıyacağıma söz veriyorum. Sizin ağzınızdan köle ismimi duyacağım günü büyük bir heyecan ve sabırla bekleyeceğim Efendim.

Bu güzel ve mutlu olayın üzerine Efendim bana görevimi verdi. Uygun olduğumda tuvalete gidip önce sağ ayamın topuğuna raptiyeyi batıracaktım, ardından mastürbasyon yapıp ismimi sayıklarken boşalacaktım. Hem acıyı, hemde zevki ve ayrıca mutluluğu aynı anda tatmamı istiyordu. Nasıl yapacaktım bunu bilmiyordum. Evet, mutluğum ve Efendimin istediğinde ve emrettiğinde mastürbasyon yapmak inanılmaz güzel. Fakat simdi bu güzelliği acı ile birleştirip yaşayacaktım. Hem merak, hemde biryandan belirtemediğim bir heyecan oluştu, belki de korkuydu bilmiyorum.

İşlerimi çabucak bitirdim ve ‘rakibim’ raptiye ile bir kez daha gittim wc kabinine. Ortalık yine sessizdi, gelen giden yoktu. Ayakkabılarımı ve çoraplarımı çıkartırken ayak tabanlarım sızlamaya başladı. Efendimin önceden bana söylemiş olduğu cümle ‘fazla düşünmen hoşuma gitmiyor’ aklıma geldi. Düşünmeyeceğim. En son raptiyeyi batırdığım an tereddüt edip kendime işkence etmek istemiyordum. Bir anda olsun dedim, çünkü zaten olacaktı ve ilk yapmıyordum bunu. Acıyı tanıyordum ve batırdıktan sonra geçecekti, bunu biliyordum, yasamıştım… bir yandan konsantre olup diğer yandan ayağımı ve raptiyeyi dezenfekte ediyordum.

Raptiyeyi yere koydum, topuğumu yerleştirdiğim an üzerine yüklenmeye başladım. Ayaktaydım. Yüklendikçe gözlerimi sıkıyor ve diğer ayağımı kaldırıyordum. Artık raptiyenin üstünde tek ayak üzerinde duruyordum. Bunu fark ettiğimde derin ve sakince elimden geldiği kadar nefes aldım verdim. ‘Çok düşünmen hoşuma gitmiyor’, bu cümle sanırsam cesaretimi aldığım kaynağım oldu. Aklım mastürbasyonda. Zaten en son sizin emriniz üzere orgazm olmuştum. Üzerinden 4 gün geçti. Sabırsızlanıyorum.

Çıplak ayaklarımı görüyorum soğuk fayansın üzerinde. Adrenalin o kadar tavan yapmış ki, soğuk hissetmiyorum bile. Özelikle de raptiyenin vermiş olduğu sıcaklığından dolayı.

Arkamda olan duvara yaslandım… çok düşünme sadece yap diyorum kendi kendime… unut etrafını, unut raptiyeyi, unut acılarını, unut geçmişi, unut geleceği… sadece o anı yaşa ve yap…

Başka dünyaya dalıyorum, sadece ben varım. Yoğunlaşmış arzularımla isteklerimle baş başayım.

Aşeyra… Aşeyra… Aşeyra… Aşeyra…

Bir isimle bu kadar bağdaşabileceğim aklımın ucundan dahi geçmezdi. Bunun nedeni ise Aşeyra öyle verilmiş bir isim değildi. Aşeyra hayran duyduğum Efendimin bana layık gördüğü isimdi.

Bunu düşündükçe daha fazlasını istiyordum. Bedenimin en derinliklerinden gelen bir arzu bir istekti. Yanar dağ, fırtınalı deniz gibi….

Nefes nefese kalmıştım. Soğuk soğuk terlediğimi hissettim ve bacak ve kasık kısımlarda yoğun bir titreme vardı. Yüzümde rahatlamış bir gülümseme ve topuğumda felaket bir acı. Bir an önce bu acıdan kurtulmalıydım. Ayakta duracak gibi değildim. Klozetin üzerine oturdum ve ayağıma yapışmış ve iyice yerleşen raptiyeyi çıkartım. Çıkartırken canım çok acımıştı. O kadar güzel bir rahatlama üzerine bu işlemden çabuk nefret ettim. Sızlıyor, zonkluyor topuğum. Dezenfekte surdum, yanmaya başladı.

Acı ve zevki aynı anda tam olarak hissedemediğimi itiraf etmeliyim Efendim. Çünkü zevklerin doruğundayken topuğumda çakılı duran raptiye aklıma dahi gelmedi. Hissetmedim dersem o an, umarım bana kızmazsınız 🙂

Bu güzel anları sayenizde yasadığım için size bir kes daha teşekkür etmek istiyorum. Sizinle birlikte yasadığım her günü beynime kazıyacağım. Belki tam köle ruhuna şuan sahip değilim. Belki köleliğin ince ayrıntılarını göremiyorum. Sizin merhametinize ve sabrınıza sığınıyorum Efendim. Her gün biraz daha iyi olabilmek için elimden gelenini yapacağım.

Saygı ve sevgilerimle, köleniz

Aşeyra Aysu Asel

Aşeyra

Aşeyra

Siz daima benim ışığım ve yol gösterenim olacaksınız. Siz var olduğunuz sürece Aşeyra Aysu Asel köleniz hergün yeniden doğacak. İyi ki varsınız canım Efendim.
Aşeyra

Aşeyra'nın Yeni Yazıları (Hepsini Göster)

One Response to Raptiye

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yeni Yorum
hilalsu: ŞUAN NERDE NE YAPTIĞINI ÇOK...
Aşeyra: Thanks a lot Janelle :)...
Janelle: Well I saw your falaka video a...
MasterDaPain: Yeni bir doğuş, yeni adımla...
Owk Simon: Merhaba Aşeyra hanım..İçin...
Aşeyra: Yorumunuz için teşekkür ede...
Aşeyra: Öncelikle Halit bey yorumunuz...
Aşeyra: Asya hanım desteklerinizden ...
Aşeyra: Bana tutkuyu da aşkı da Efen...
Aşeyra: Yorumunuz için teşekkür ede...